3 Şubat 2013 Pazar

BİR ARININ YAŞAM DÖNGÜSÜ


BİR ARININ YAŞAM DÖNGÜSÜ 

23 Ocak 2013 Çarşamba

Sevdalı Günlerimiz Yaklaştı

Şubat ayı yaklaşmakta.İzmir ve çevresinde badem ağaçları çiçek açmaya başlayacak.bizim de arılarımıza ilk şuruplarını vererek sevdalı günlerimizi başlatacağız.

3 Mayıs 2012 Perşembe

Oğul Mevsimi Başladı

Yeni Arıcı arkadaşlarımızdan Ercan Bey 3 adet oğul yakaladı.
Ben de bu arada 2 kovan kolonimin bolmelerini yaptım. Her koloniyi ikiye böldüm. Bölmeler 29 Nisan 2012 ve 1 Mayıs 2012 günlerinde yaptım.
1 Nomaralı kovanın anası kılıç arı olmuş. her kovanı yokladığımda bir kaç yerimde aşı yapıyor:)

30 Ekim 2011 Pazar

KUTLU OLSUN

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızın 88. Yılı Tüm Milletimize Kutlu Olsun. Bütün Olanlara Rağmen.

28 Ekim 2011 Cuma

ŞU SÜPER KORUMANIN ( ! ) MARİFETİNE BAKIN HELE

GENÇLİĞİNE BAĞIŞLAYIP BURADAN  FOTOĞRAFINI KALDIRIYORUM

Hırsız Ev  en di Pardon efendi (!)
Korumacı arkadaşımız bu yaz benim hindi ve tavukları,horozları süper korudu(!) Arkadaş birahane borcunu benim12 hindi,16 tavuk,4 horoz,bir hint ördeği,bir çift güvercin ile ödedi.Ne güzel koruma değil mi ? üstelik bu şahsın resmi sıfatı var.Resmen devlet memuru vasfında adam. Adama yaz boyu baktık.yanıma geldikçe soğuk-sıcak içeceğini içti,harçlık istedi onu da verdik.marlbora içer,sigarasını aldık bazen ,arabamızla ihtiyacı olduğunda işini gördük,demek ki insana taş uzaktan gelmiyo atalarımızın dediği gibi. Hani gene bi atasözü: Su içtiği oluğa,yemek yediği sofraya yapanlardan bu...ama yazıklar olsun. helal etmiyorum.

14 Kasım 2010 Pazar

Nice Bayramlara(Çok Bayramlar Görün)


Çocukluğumuzda her bayram namazından sonra önce evdeki büyüklerimizin , sonra da akraba ve komşularımızın elini öper "Bayramınız mübarek olsun" diyerek bayramlaşırdık. O büyüklerimiz de bize "Çok Bayramlar Gör" diye dilekte bulunurlardı.
Bayram heyecanı daha arefe günü başlardı.Arefe günü bir alay çocuk olurduk.Analarımızın diktiği keseleri boynumuza takar veya elimize alıp;"aminnn" diye bağıra bağıra tüm köyü dolaşırdıkBüyükler de bize pişi, ceviz, incir,kuru üzüm,iğde,çerez, leblebi şekeri ,bisküvi, lokum  gibi ikramlıklar sunarlardı.O zamanlar bu saydığım gıdalar çok değerli yiyeceklerdi.(Şimdi de değerli tabi)
Çocukların gözlem ve değerlendirmeleri çok kuvvetli ve doğrudur.Biz de bize sunulan çerezlerden o kişilerin zenginliği ve variyatı hakkında değerlendirmeler yapardık.
Örneğin size ceviz,incir,kuru üzüm,iğde,lokum, bisküvi sunan kişiler zengindir,variyatlıdır.Gerçekten bizim oralarda ceviz herkeste vardı.Şimdi daha da çok.Kocapınar Köyü Ege Bölgesinin en yüksek köyüdür.Rakımı 1200 m. dir.Bu nedenle köyüm  "ceviz diyarıdır" diyebilirim.Kar gibi bembeyaz lezzetli cevizler burada bulunur üretilir hala.
Şimdi o büyüklerimizden artık pek kimseler kalmadı. Aynı kutlama geleneğini artık bizler devam ettiriyoruz.
Çocukluktan çıkıp gençlik çağına , orta yaşlılık ve yaşlılık çağına erişenler " AHH NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR ?  derler.
evet bayramlar çocuklar için daha ilginç.Çünkü bayram ortamı onlar için ilk yaşantı ortamı da onun için.Bizler aynı ortamı defalarca yaşadığımız için bize atık ilginç gelmeyebilir.
Neyse ben Tüm Arı Sevdalılarının , Yarının geleceği ÇOCUKLARIMIZIN, Üzerlerinde Ata'mızın emaneti duran GENÇLERİMİZİN ve tüm insanlarımızın Kurban Bayramılarını buradan kutlarım.
Herkese İyi Bayramlar Olsun...

1 Kasım 2010 Pazartesi

Bilgisayarımız bozulunca makinasız kaldık.Bilgisayarsızlık ne kadar zormuş.Şimdilik okulumuzdaki  bilgisayardan idare edeceğiz.

14 Mayıs 2010 Cuma

Son Durum


Arı otu 10 mayısta kurumaya,tohum tutmaya başladı.
Sulama yapabilseydik çiçeklenme belki 10 hazirana kadar devam edecekti.Araştırmalarım öyle idi.Bu sene farklı bir ekim tekniği uygulanacak.Tarlaya birbirine bitişik tavalar açılacak.Ürün tavalara ekilecek.Su bir tavaya verilecek,oradan komşu tavaya geçirilecek.Böyle olursa çiçeklenme bir ay daha uzayacak tabi.


Kovanlar paletlerden sehpalara aındı.üç tana katlı kovan da bugün alınacak.Bu akşam Ercan Bey'le gittik arılara. katlıları da alalım hocam dedi.ama vakit erkendi alamadık.Ercan Bey'in de işi çıktı.Beni bırakıp Aliağa'ya döndü.Saat 08:15 gibi gelip tekrar beni aldı. ama bu arada ben sivri sineklerin saldırısına uğradım.Hemen oradaki kamping çadırına girip Ercan Bey'i bekledim. Ercan Bey arkadaşım benim telefonumdan hemen altı dakika sonra bana ulaştı.Böylece saldırıdan hafif ısırıklarla kurtulmuş olduk.
Sehpalar daha yüksek ve bakım seviyesinde olduğu için bakım sırasında yorulma ve ağrı gibi rahatsızlıklar olmuyor tabi.
Bu arada oğul yaptırmayı istemediğim halda iki oğul aldım.

19 Nisan 2010 Pazartesi

Arı Otunda Son Durum


Arı otunda son durum böyle.Bu hafta sonu muhittin beyle bu ürün sulama yapılacaktı.Çok şükür bu gece iyi yağmur yağdı.Bakıcaz yağmur yeterli gelmediyse  yine de sulama yapabiliriz.Su verme zamanı on- onbeş gün gibi geçmişti zaten. Malzeme ( hortum )yetersizliğinden tabi. En azından 160 m 3 inç hortum gerekl bize.
 Arı otumuzun tohumları 15 hazirandan itibaren toplanmaya başlanacak. Bu çiçekleri bu tarihten itibaren tek tek toplayıp, ekim ayında tavalara ekeceğiz.   

13 Nisan 2010 Salı

Strafor Ruşetler Aktarıldı


          
İlk çıkan  arı otlarımız büyümeye başladı.Bitki çatallanarak genişliyor

         
Bu arada arı otlarımız büyümeye başladı.aynı zamanda yeni çıkmaya başlayanlar da var.
bunlar küçük ve zayıf.geç çıkan bitkiler.su istiyor.toprak çatlamış hemen.
        



         

şimdi petek bile örmüşler




üç çerçevelik koloniler kışa girerken bu strafor ruşetlerdeydi
üçer çerçeve olarak kışa giren strafor ruşetlerdeki koloni esas kovanlarına aktarıldı.Arılar beş çerçevelik strafordan kendi yaptığım kutularda gayet sağlıklı kışı çıkardılar.

8 Nisan 2010 Perşembe

Arı Otu Açtı





(Çıkmayan kısımlar burada)

Geçtiğimiz ekim aylarında ekmiş olduğumuz arı otları açtı. Eflatun renkli çiçekleriyle güzel bir manzara da oluştu.Ama çiçeklerin üzerinde henüz arı filan görmedim daha.Bu ekim işi ilk denememiz tabi.Bu kış mevsim çok yağmur yaptı.Dolayısıyla arazinin çukur kalan kısımlarında bol miktarda su birikmişti.Su biriken kısımlarda tohumlar  çıkamadı.Hata bizimmiş.Ekimden önce araziyi bir kere daha sürmek gerekmiş.Bu iş bize büyük bir deneyim kazandırdı.
Yalnız bitki su istiyor. Sulamak lazım.Komşum İlkay ve Koruma Derneği Başkanımız Ruşen arkadaşlarım fıskiye ile sulamayı tavsiye ettiler. Düzeneği kurabilirsek öyle yapılacak. Bu konularda Muhittin Bey arkadaşımın da yardımları ve gayretleri oluyor.Hepsine de teşekkür ediyorum.

15 Mart 2010 Pazartesi

Sevdalı Günlerimizin Zamanı Geldi Artık







ektiğimiz arı otlarımız büyümeye devam ediyor


(bu resim muhittin beyle tesviye çalışmalarımızdan :eylül 2009)
15 şubatta bademlerin çiçek açmasıyla başladı Sevda'lı günlerimiz. o günden bu yana tabi ki şuruplama çalışmalarımızı da yaptık. henüz üst kapakları açıp da mevcut durumlarına , ana kontrolüne ve yavru durumuna  bakamadık. henüz kolonilere daha petek filan veremiyorum- vermedim.
İlk defa kovan başına 1 kg bal verildi. 5 kere de şuruplama yaptım.Bu sene çok şükür geçen seneki gibi yüzde yetmiş kaybımız olmadı.Kovan sönmeleri var. açlıktan. En çok üzüldüğüm Almanya'dan özel olarak eniştemin getirdiği "konika"'ın ... maalesef kaybı. konika yı 2 çıtalı kovana vermiştim. Diğer anaları kıyamadım. Neyse. Bir daha getirecek ablamız ve eniştemiz.Sağolsunlar.

Bu arada arı otularımız da gittikçe büyümekte.Bu kış çok yağmur yaptı havalar. arazinin yarısı sular ltında kaldı.o kısımlarda arı otumuzun yüzde 80 ni çıkmadı. Henüz yeni yeni çıkan arı otlarımız var.

Bu sene tecrübe edindik. tohumu bir daha mikserle atmak lazım.El ile atmalarda tohum kümeler halinde düşüyor. bu yüzden bitki öbek öbek çıkıyor.

2 Şubat 2010 Salı

Bademler Çiçek Açtı










Yeni bir yılın ilk çiçek açan ağaçları bademler.İşte yine çiçeklerini bize gösterdiler.Sol taraftaki resmi 27 Ocak,sağ taraftaki resmi de bugün çektim. Bu beş günlük arada ağacımız iyice çiçeklerle donandı.2-3 gün önce ısı geceleri - 2 derecelerdeydi.Soğukların çiçeklere pek zararı olmamış gibi.


Bugünlerde yağışlar bir hayli fazla. İnşallah böyle devam eder.Zaten son yıllardaki kuraklıktan bir hayli çektik.Yağışların fazla olması Güzelhisar Çayımızın sularınnı bir hayli yükseltmiş.Yoldan baktığımızda suların yükseldiği ve çay yatağından arazilere taştığı rahatlıkla görülüyor. 

19 Ocak 2010 Salı


İnsanları-Hayvanları-Ağaçları ve Doğayı Çok Seviyorum

Burası benim arıotu ektiğim tarlanın hemen yan tarafı. Arada "bekenti" dediğimiz su taşkınlarını önlemek için yapılmış set var.Set yol genişliğinde 4-5 m kadar.
Buraya paletlerden faydalanarak kuş tünekleri yapıyorum.Elimdeki paletlerden pazar günü 4 gözlü kuş kafesleri yaptım.Ama malzeme yetmediği için üstlerini ve çevresini örtemedim. Yakında örtü malzemesiyle kapatmayı düşünüyorum. Tünekler hazır olunca bıldırcın,tavuk,tavşan, kaz ve ördek koymak istiyorum.Ördekler için su çok yakın.   Çay bana 50 m .Onları çaya ve tüneğe alıştırmam lazım.İleride buraya keklik de koymayı düşünüyorum.
Başta dediğim gibi tüm doğayı çok seviyorum.
Hafta sonları cumartesi ve pazarım burada geçiyor.

18 Ocak 2010 Pazartesi

Arı Otumuz Çıkmaya Başladı










22 Kasım 2009 da ektiğimiz arı otumuz çıkmaya başladı. Artık gözle görülür, farkedilir duruma geldi. Ancak tohumu çok sık attığımız kesin. Bilhassa benim attığım kısımlar çok ve çok sık çıkıyor. Tarlanın dörtte bir kısmını tohumu Muhittin arkadaşım atmıştı. Eee ne de olsa tecrübeli Muhittin. O nun saçtığı yerler normal çıkıyor.
Baktım ki tohum yetmeyecek. Muhittin arkadaşıma devrettim tohum saçma işini. Keşke hepsini o atsaydı.Ama bu sefer de traktörü kim kullanacak ? Zaten vaktimiz değerli.
Neyse bu tohum işi gelecek seneye tecrübe oldu.

31 Aralık 2009 Perşembe

Yeni Yılınız Kutlu Olsun !!!

2010
Yeni Yılımız
Kutlu Olsun.
Dileriz.
Kalblerimiz;
Çiçek Bahçeleri ile,
Hep dolsun /
Dolsun /
Dosun /
Kalplerimiz Çiçek Bahçesi /
Olsun
İsteriz...

Alttaki linki tıklayıp açın. sonra sık sık tıklayın lütfen.
http:// www.procreo.jp/labo/flower_garden.swf



STRAFOR RUŞETLER ŞİMDİLİK FAAL






Bugün 2009 un son ziyaretini yaptık arılığa.Hava güneşli idi.Özellkle strafor 5 çerçevelik ruşetlere bakabildim.Koloni gayet güzel çalışıyordu.2010 da bu ruşetlerden daha fazla yapmaya çalışacağım.


Tüm dostlarıma,tüm insanımıza mutlu yıllar dileklerimle...

22 Kasım 2009 Pazar

Arı Otu Ektik











Bugün Aliağa' da ilk defa tarlaya arı otu tohumu ektik.Altı kg tohumun beş kg mını tamamen tarlaya saçtık.Kalan bir kg lık tohumu da 20 gün sonra 1,5 dekarlık yan taraftaki küçük arazimize ekeceğiz.Bana tarlanın hazırlanmasında, ekiminde yardım eden Muhittin arkadaşıma, Ercan ve Ramazan Beylere teşekkür ediyorum.
Yukarıda da belirttiğim gibi ilk defa bu ürün denenecek.Her şeyin daha iyi,daha güzel,daha da mükemmel olması için gayret ediyoruz.
Bizim bu arazimiz en az beş yıldır işlenmiyordu.Bizim burada yapacağımız üretim organik ürün üretme yolunda atılmış bir adımdır.
İnşallah hayırlı ve uğurlu bir iş olur da biz de emeğimizin karşılığını alırız .

18 Kasım 2009 Çarşamba

' Benim Sadık Yarim '





Aşık Veysel ne güzel ifade etmiş, O gözleri görmeyen dünyası ile bize ne kadar da büyük ders vermriş.'Benim sadık yarim kara topraktır'demiş.
Bu gördüğümüz alan geçen yazda yanmıştı.altı kayıt öncesi fotoğrafları görebiliriz sevgili dostlar.
Biz insanoğlu gerek dikkatsizlik sonucu,gerekse bilerek veya bilmeyerek doğayı yakıyoruz.Toprağı ağaçları çevreyi,akciğerlerimizi yakıyoruz insafsızca ve düşünmeden...Bu yaz bizim ve komşularımın,1800 hayvanın merası bir hiç uğruna yandı.2000 dekar zeytin ağacı da yandı.Olay ört bas edildi. Bir Türkiye klasiği olarak.Adamın varsa(bu adamlar da kimdir bilinmez) her şey yoluna koyulur. Ört bas edilir.
İşte o yaktığımız, vefasızca canlılarına kıydığımız doğa gene Aşk Veyselin Dediği gibi 'Kazma ile dövmeyince kıt verdi ' dercesine ilk yağmurlardan sonra yeşermeye başaladı.
Biz ne yaparsak yapalım 'bizim sadık yarimiz kara toprak' bize hiç küsmüyor.
Toprak boş vermemiş. dolu vermiş gene kurda,kuşa,kuzuya yeşermiş.
Ama biz gene ona yapacağmızı yapmaya devam ediyoruz. Toprak üzerinde alabildiğince poşet kirliliği.Bu petrol ürünü poşetler doğada uzun yıllar kalıyor. Ve kapladığı alanda hiç bir bitki yetişmiyor.Ha yangın felaketi ha işte böyle çevre kirliliği.
Toprağımızın değerini ve kıymetini bilmeye çalışalm lütfen...
Çevreye olan duyarlılığımız,hayatımıza olan duyarllığımız ve saygımız olsun.
Böyle devam ederse gelecek nesillerimiz açlık ve yoksullukla daha çok karş karşıya kalacaklar diye düşünüyorum.

24 Ekim 2009 Cumartesi

H1N1 Virüsüne Karşı Bazı Basit Önlemler

1-Ellerin sıklıkla yıkanması
2-Ellerinizle yüzünüze dokunmayın yaklaşımı.Yemek,banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.
3-Ilık tuzlu suyla günde 2 kere gargara yapınız.(tuza güvenmiyorsanız listerin kullanınız.)H1N1 in boğaz veya burun boşluklarında çoğalıp enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtiler göstermesi için 2 ila 3 güne ihtiyaç vardır.Sağlıklı bir kişinin ılık tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır.Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.
4-Yukarıdaki 3. önleme benzer olarak ;Burnunuzun içini günde enaz 1 kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz.Günde 1 kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz.Bu yolla burnunuzda bulunan virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.
5-Narenciye gibi C vitamini bakımından zengin olan yiyecekleri kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz..Eğer ilave olarak C vitamini kullanmak zorunda iseniz emilimi arttırmak için mutlaka çinko ile alınız.
6-Bitkisel çaylar,çay,kahve gibi sıcak ve ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz.Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru.Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler.H1N1 virüsü midede çoğalamaz,herhangi bir zarar veremez ve hayatıyatını devam ettiremez.
Sağlıklı günler dileklerimle.

http://ilhamiuyar.blogspot.com/ adresinden alınmıştır.